ENGLISH  City Guide of the Pearl of Turkey  REKLAM

Müze

Featured Post, Nereye Gitmeli: Bu ​​kılavuz altında

Birkaç müze, bin kaç yıllık tarih…

Camekanların arkasında saklanan tarihi eserler asırların şahitliği için bizleri beklemekte. Dilleri yok ama anıları hepimizden çok. Zamanımız mı yok ? Yoksa tarihimize ilgimiz mi ? İşte burda bir kaçı. Başlamak ya da tamamlamak için iyi bir liste…

İzmir Müzeleri

Atatürk Evi Müzesi 
İzmir, 1. Kordon (Atatürk Caddesi) üzerindedir ve 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmıştır. 9 Eylül 1922′de sahibi tarafından terkedilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçirilmiştir.
Agora
Agora etimolojik olarak şehir meydanı, çarşı, pazar yeri demektir. Ticarî, adlî, dinî, siyasî fonksiyonları olan agora, sanatın yoğunlaştığı, felsefenin temellerinin atıldığı; stoaların, anıtların, sunakların, heykellerin bulunduğu yerdir. Tüccarların kalbidir.
Arkeoloji Müzesi 
Arkeoloji Müzesi, 1927 yılında, Prehistorik Bizans Dönemine kadar olan buluntuları sergilemek amacıyla kurulmuştur. Sergilenen diğer eserler arasında mozaikler, çok değerli çanak çömlek ve heykelcik koleksiyonları bulunmaktadır. Mimari parça ve heykel sergisi müze bahçesinde de devam etmektedir. Müze girişini modernize etmek ve sergi alanlarını büyütmek amacıyla önemli çalışmalar başlamıştır.
Bergama Müzesi
Carl Humman ve Alexander Conze yönetiminde 1878 yılında Bergama’da başlayan arkeolojik kazıların sonucunda, 1900-1913 yıllarında akropolde yapılan kazılar sırasında bugünkü Alman Kazı Evi yanında bir depo müzesi yapılmıştır.
Birgi Çakırağa Konağı 
Ege Bölgesi’ne özgü mimari üslubu günümüze kadar korunmuş ender konaklardan birisidir. Konağın inşaatının 1761 yılında Şerif Aliağa tarafından başlatıldığı bilinmektedir. Ancak konağın zengin, renkli ve süslemeli stili, tezyinatının 19. yüzyılın ilk yarısında yapılmış olduğunu göstermektedir.
Çeşme Müzesi
Çeşme İlçesi’nin görülmeye değer tarihi ve kültürel değerlerden biri de Çeşme Kalesi’dir. Çeşme Kalesi Sultan II. Beyazıt Döneminde 1508 yılında inşa edilmiştir. Aydın Valisi Mir Haydar tarafından Mimar Ahmet oğlu Mehmet’e yaptırılmıştır.
Efes Müzesi 
Eski Türk ticaret hayatının yoğunlaştığı bölgelerde bedestenlerin yola bakan cephelerinde revaklı dükkânların oluşturduğu çarşıdır. Aynı zamanda kısmen üretime dayalı, çoğunlukla aynı işkolunu paylaşan esnafın faaliyetlerini sürdürdükleri alan işlevi görür.
Etnografya Müzesi 
Bina, 19. yüzyılda Neoklasik tarzda, meyilli bir teras üzerine inşa edilmiştir. Bunun 1831 yılında ilkin hastane olarak (St Roch Hastanesi) kullanıldığı; 1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir Hıristiyan aileleri için bir bakımevine dönüştürüldüğü bilinmektedir.
Ödemiş Müzesi
Kuzeyde Bozdağlar ile, güneyde Aydın Dağları arasında uzanan Küçük Menderes Nehri’nin suladığı verimli bir ovada yer alan Ödemiş’te bir müze kurulması fikri 1974 yılında oluşmaya başlamıştır.
Tire Müzesi
Müzede taşınır kültür varlıkları iki salonda teşhir edilmektedir. Arkeoloji salonunda M.Ö. 3500 ile M.S. 1100 yıllarına ait heykeller, mezar stelleri, mermer masa ayakları, mermer ve pişmiş toprak lahitler, cam eserler, pişmiş toprak yağ kandilleri, kronolojik sıra ile sikkeler, bronz yağ kandilleri, elektron ve gümüş sikkeler ile pişmiş toprak heykelcik parçaları ile çocuk heykelleri sergilenmektedir.
Meryem Kilisesi 
Efes’deki en önemli Hıristiyanlık eseri olan Meryem Ana Kilisesi, bir Roma yapısının içinde yer almaktadır. Roma yapısı, M.S. 2 yüzyılın ilk yarısında inşa edilmiş olup, 30 m. genişliğinde, 260 m. uzunluğunda, iki sütun sırası ve bir orta nef ile iki yan nefe ayrılmış, dar yönlerinde apsis biçimli birer eksedrası bulunan ve Roma agoralarının bazilika adı verilen yapı tipine girmektedir. Yan nefler sonradan, ancak yine M.S. 2. yüzyılın birinci yarısında birçok küçük bölümlere ayrılmıştır.